0 (212) 916 38 38
Veri & Raporlama 6 dk okuma

ERP'de Aynı Rakam Neden İki Raporda Farklı Çıkar?

Satış raporu bir rakam, muhasebe raporu başka bir rakam gösteriyor. Farkın kaynağı çoğu zaman hata değil, tanım ve kesim zamanı. ERP'de raporları tek doğruluk kaynağına bağlamanın yolunu sahadan örneklerle anlatıyoruz.

ERP'de Aynı Rakam Neden İki Raporda Farklı Çıkar? kapak görseli
Qera
Veri & Raporlama

Pazartesi sabahı yönetim toplantısı. Satış müdürü eylül cirosunu bir rakamla, mali işler müdürü başka bir rakamla söylüyor. İkisi de kendi ekranına bakıyor, ikisi de ERP’den okuyor. Toplantının ilk yirmi dakikası hangisinin doğru olduğunu tartışmakla geçiyor. Sonunda biri “Excel’e çekip bakalım” diyor ve üçüncü bir rakam ortaya çıkıyor.

Bu durumda çoğu zaman ortada bir hata yoktur. Her rapor kendi tanımına göre doğru hesaplamıştır, sorun tanımların konuşulmamış olmasıdır. Bu yazıda farkın en sık çıktığı yerleri, bunları nasıl bulacağınızı ve ERP’de nasıl önleyeceğinizi anlatıyoruz.

Önce şunu ayırın: hata mı, tanım farkı mı?

Fark gördüğünüzde ilk refleks “sistem yanlış hesaplıyor” olur. Oysa sahada karşılaşılan farkların büyük kısmı iki gruba girer:

  • Tanım farkı: İki rapor aynı kelimeyi farklı anlamda kullanır. “Ciro” biri için sevk edilen mal, diğeri için kesilen fatura olabilir.
  • Zaman farkı: İki rapor aynı veriye farklı anlarda bakar. Biri sabah alınmış, diğeri öğleden sonra; arada girilen bir fatura rakamı değiştirmiştir.

Gerçek veri hatası, yani yanlış girilmiş tutar, çift kayıt ya da eksik fiş, bunlardan sonra gelir. Önce tanıma ve zamana bakmak, hatayı aramaktan çok daha hızlı sonuç verir.

1. “Satış” kelimesinin üç anlamı

Aynı ayın satışı şu üç biçimde okunabilir:

  • Alınan sipariş tutarı
  • Sevk edilen (irsaliyeli) mal tutarı
  • Kesilen fatura tutarı

Ay başında verilen bir sipariş ayın içinde sevk edilmeyebilir, ay sonunda sevk edilen mal faturası ertesi aya kalabilir. Satış ekibinin panosu sipariş ya da sevk üzerinden, muhasebe ise fatura üzerinden çalışıyorsa iki rakam doğal olarak ayrışır.

Çözüm, raporun başlığına tanımı yazmaktır. “Eylül satışı” yerine “Eylül fatura tutarı (KDV hariç)” ya da “Eylül sevk tutarı”. Başlık uzar, tartışma kısalır.

2. KDV dahil, KDV hariç

En basit ve en sık karşılaşılan kaynak budur. Satış tarafı müşteriye söylenen fiyatla, yani çoğu zaman KDV dahil tutarla düşünür. Muhasebe ise KDV hariç matrahla çalışır. Rapor filtresinde bu ayrım açık görünmüyorsa, iki kişi aynı satırlara bakıp farklı toplam alır.

Raporlarda tutar sütununun “KDV hariç” mi “KDV dahil” mi olduğu sütun başlığında yazmalı. Tevkifatlı ya da istisnalı işlemleriniz varsa bu ayrım daha da önem kazanır; hangi tutarın hangi raporda gösterileceğini mali müşavirinizle birlikte netleştirin.

3. İade ve iskonto nereye yazılıyor?

Müşteri iadesi, brüt satıştan düşülüyor mu, yoksa ayrı bir satır olarak mı görünüyor? Yıl sonu iskontosu ya da prim, satışı mı azaltıyor, yoksa masraf olarak mı kaydediliyor? Bu kararlar rapordan rapora değişirse toplamlar da değişir.

İade sürecinin stok ve alacak üzerindeki etkisini müşteri iadesi yönetimi yazımızda ayrıntılı ele almıştık. Raporlama açısından önemli olan şu: iade faturası kesildiği tarih ile mal depoya girdiği tarih farklı olabilir ve raporlar bu iki tarihten hangisine bakıyorsa dönem sonuçları ona göre kayar.

4. Tarih alanı: hangi tarihe göre?

Bir belgenin birden fazla tarihi vardır: düzenleme tarihi, vade tarihi, kayıt (muhasebe) tarihi, sevk tarihi. Ay sonuna yakın girilen bir fatura, düzenleme tarihine göre eylüle, kayıt tarihine göre ekime düşebilir.

Raporda tarih filtresinin hangi alana bağlı olduğunu görmek mümkün olmalı. Rapor tasarlarken “tarih” yazmak yerine “fatura tarihi” ya da “muhasebe kayıt tarihi” yazmak bu belirsizliği ortadan kaldırır.

5. Kur ve değerleme farkı

Dövizli işlemlerde aynı fatura farklı raporlarda farklı TL tutara dönüşebilir. Biri işlem günü kuruyla, diğeri dönem sonu kuruyla, bir başkası da raporun alındığı günün kuruyla gösterir. Hangi raporun hangi kuru kullandığı bilinmiyorsa fark “kayıp” gibi görünür.

Dönem sonu değerlemenin cari bakiyeye etkisini döviz kur farkı yönetimi yazısında anlattık. Burada pratik kural şudur: dövizli tutar içeren her raporda kur kaynağı ve kur tarihi açıkça belirtilsin.

Stok tutarlarında da benzer bir durum var. Hareketli ağırlıklı ortalama ile FIFO farklı birim maliyet üretir; hangisinin kullanıldığını stok değerleme karşılaştırmamızda bulabilirsiniz. Depo raporu ile mali tablo aynı yöntemle çalışmıyorsa stok değeri tutmaz.

6. Kesim zamanı ve taslak belgeler

Rapor alındığı anın görüntüsüdür. Saat 10:00’da alınan rapor ile 15:00’te alınan rapor, arada giren belgeler yüzünden farklıdır. Toplantı öncesi dağıtılan PDF ile toplantıda ekrandan gösterilen canlı rapor aynı olmayabilir.

İki ayrı sorun daha var:

  • Taslak ve onaysız belgeler: Bazı raporlar yalnız onaylanmış belgeleri, bazıları taslakları da sayar.
  • İptal ve düzeltme kayıtları: İptal edilen fatura bir raporda hiç görünmezken, başka bir raporda eksi satır olarak yer alabilir.

Her rapora “alınma tarihi ve saati” ile “hangi durumdaki belgeleri kapsadığı” bilgisini eklemek, bu tür tartışmaları baştan kapatır.

Farkı bulmak için kontrol listesi

İki rapor tutmadığında şu sırayla gidin:

  1. İki raporun tarih aralığı ve tarih alanı aynı mı?
  2. KDV dahil/hariç, brüt/net durumları aynı mı?
  3. Taslak, iptal ve iade kayıtlarının kapsamı aynı mı?
  4. Döviz kuru ve değerleme yöntemi aynı mı?
  5. Şube, depo ya da şirket filtresi aynı mı? (Kullanıcının yetkisi dışındaki şube raporda hiç görünmeyebilir.)
  6. İki raporun alındığı saat arasında yeni belge girildi mi?

Bu altı soru, pratikte farkın büyük bölümünü açıklar. Kalan fark gerçek bir veri sorunuysa artık çok daha dar bir alanda arıyorsunuzdur.

Kalıcı çözüm: tek doğruluk kaynağı

Farkı her seferinde elle bulmak sürdürülebilir değil. Kalıcı çözüm, temel göstergelerin tanımını bir kez yapıp bütün raporların o tanımı kullanması.

  • Gösterge sözlüğü: Ciro, brüt kâr, açık alacak, vadesi geçmiş alacak gibi temel göstergelerin tanımını yazılı hale getirin: hangi belgelerden, hangi tarihle, KDV durumu nedir.
  • Ortak veri kaynağı: Satış ekibinin panosu ile muhasebe raporu aynı veri tabanından ve aynı hesaplamadan beslensin. Excel’e çekilip yeniden hesaplanan kopyalar farkın en büyük üreticisidir.
  • Ana veri düzeni: Aynı müşterinin iki cari kartı ya da aynı malın iki stok kodu olması raporları kendiliğinden böler. Bu konuyu ana veri yönetimi yazısında ele aldık.
  • Raporu sahiplenen kişi: Her temel raporun bir sorumlusu olsun. Tanım değişecekse o kişi karar versin ve diğer raporlara yansıtılsın.

Canlı panoların nasıl kurulacağı ve hangi göstergelerin izlenmesi gerektiği için canlı raporlama ve KPI takibi yazımıza da göz atabilirsiniz.

Qera ile bu nasıl çalışır?

Qera ERP tek platformda çalıştığı için satış, stok, finans ve muhasebe modülleri aynı veri tabanını kullanır. Raporlar aynı kayıtlardan beslendiğinden, bir modülde görünen tutarın başka bir modülde yeniden yazılması gerekmez. Yapay zekâ destekli raporlama katmanı da aynı veri üzerinde çalışır. Platform bulutta (Microsoft Azure) ya da sizin kendi sunucunuzda çalışabilir ve 100 kullanıcıya kadar ek kullanıcı ücreti alınmaz.

Göstergelerinizin tanımını, hangi raporun hangi alana baktığını ve mevcut raporlarınız arasındaki farkları keşif çalışmasında birlikte netleştirebiliriz. Ücretsiz keşif ve demo ücretsizdir. Size hazır bir demo göstermiyoruz. Kendi verilerinizle çalışan bir sistem gösteriyoruz; nasıl yapıldığını kendi verinizle demo sayfasında görebilirsiniz. Ürün hakkında bilgi için Qera ERP sayfasına bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

ERP’de iki raporun toplamı neden farklı çıkar?

Çoğunlukla hata değil, tanım ya da zaman farkıdır. Raporlar farklı tarih alanına, farklı belge durumuna (taslak, onaylı, iptal), KDV dahil ya da hariç tutara veya farklı kura bakıyor olabilir. Önce bu dört noktayı karşılaştırmak farkın kaynağını genellikle ortaya çıkarır.

Satış raporu ile muhasebe raporunun tutması gerekir mi?

Aynı tanımı kullanıyorlarsa tutmalıdır. Satış raporu sipariş ya da sevk üzerinden, muhasebe raporu fatura üzerinden çalışıyorsa farklı olması normaldir. Önemli olan farkın açıklanabilir olması ve raporların başlığında tanımın yazılmasıdır.

Excel’e çekilen veri neden güvenilmez hale gelir?

Excel’e aktarılan veri o anın kopyasıdır. Sonradan girilen, düzeltilen ya da iptal edilen belgeler kopyaya yansımaz. Üstüne elle yapılan hesaplar da ayrı bir tanım üretir. Mümkün olduğunda karar verilen rakam doğrudan ERP raporundan alınmalıdır.

Gösterge sözlüğü nasıl hazırlanır?

En çok konuşulan beş altı göstergeyle başlayın: ciro, brüt kâr, açık alacak, stok değeri gibi. Her biri için hangi belgeden, hangi tarihle, hangi tutar türüyle hesaplandığını tek cümleyle yazın. Mali müşavirinizle ve ilgili bölüm yöneticileriyle birlikte onaylayın.

Rapor farkını önlemek için hangi ayarlar yapılır?

Raporlarda tarih alanını ve belge durumu filtresini görünür kılmak, dövizli tutarlarda kur kaynağını belirtmek, tüm ekipleri aynı veri kaynağına bağlamak ve rapor tanımlarına bir sorumlu atamak temel adımlardır. Ayrıntıları işletmenizin yapısına göre keşif çalışmasında belirleriz.

Paylaş LinkedIn X E-posta

Süreçlerinizi birlikte gözden geçirelim

Bu yazıda anlattıklarımızı işletmenize nasıl uyarlayacağımızı konuşmak için bizimle iletişime geçin.